Ne zamandır arada kaynayan 2 tane güzel kitap var.Ha bugün ha yarın yazıcam diye ertele ertele bugüne kısmetmiş artıkın.İki kitap da iki güçlü,kendi hayatının iplerini herkese ve herşeye rağmen eline almak isteyen kadınla ilgili.Efenim lafı dolandırmadan hemen ilkinden girelim konuya



Anita Amirezzvani Çiçeklerin Kanı.Batı kaynaklı eserlerin edebiyat piyasasını domine ettiğini göz önünde bulundurursak.Doğuyu anlatan bişiler ortaya çıktıkça sevindirik oluyorum resmen.Doğu'da çok daha köklü,çok daha anlatılmaya bekleyen,değişik bakir hikayeler var.Kültürel açıdan yüzyıllar süren bastırılmışlakla biraz geç ortaya çıkıyo sadece batıya göre.Dağıtmayayım konuyu Khaled Hosseini romanlarından sonra çok severek okuduğum bi doğu masalı daha Çiçeklerin Kanı.17.yüzyılda İran'da geçiyo.Ana kahraman 14 yaşında bir köylü kızı,halı dokuma konusunda müthiş bi heves ve yeteneğe sahip.Anne babsının tek çocuğu ve anne babasının tek emeli yeterli para bulup,kızı iyi bi çeyiz sahibi yapıp evlendirmek çünkü dönem topraklarında bi kızın evlenmek için çeyize ihtiyacı var.Kızın mütevazı ama mutlu hayatı çok sürmez babasını kaybedince annesiyle köyde geçinemezler.Üvey amcasının yanına İsfahan'a göçerler.Orda hayatı büyük sınavlardan geçecektir.Çeyizsiz bi kız olarak bir muta evliliğine evet demek zorunda kalır.Bi yandan kendi hayatını menfaatleri doğrultusunda yöneten insanlara karşı büyük savaş verir,bi yandan neyin doğru neyin yanlış olduğunu,cinsel mutluluğun gerçek mutluluğa,dostluğun ihanete tercih edilip edilmeyeceğini sorgular.Doğrularını bulup istediği hayatı kurmasında tek güveneceği şey dokumacılık yeteneği olacaktır.Üslup güzel gayet akıcı.Bir hoşuma giden detay da hikayenin içinde küçük hikayelerle,olayla bağlantılı kıssalarla süslenmesi.Hikaye içinde hikaye namıdiğer 'storytelling' sevdiğim bi detaydır,bu kitapta da oldukça tatmin edici şekilde kullanılmış.Okuyun pişman olmazsınız diyerekten diğerine geçiyorum.




İkinci kitap Julie Garwood'dan Gelin.Bi kere İngiliz ortaçağ dönemi romanlarını feci severim.Ordan bi 12den vurdu beni.Eğerki hem tarihin hem aşkın harmanlandığı,şövalye,leydi,eski usül kurlaşmalar,şatolar temalı kitaplardan hoşlanıosanız ben gibi bu kitaptan hoşlanırsınız.Konusuna ufaktan değinecek olursam 12.yy İngilteresinde Alec Kincaid güçlü kuvvetli heybetli bi İskoç beyidir.İskoçlar İngilizler birbirini pek sevmezler ama politik sebeplerden iki ülke kralı iki İskoç beyinin iki İngiliz gelinle evlenmesini ister.Alec'in bi önceki karısı şaibeli bi şekilde bi süre önce ölmüştür ki bu şaibe roman boyunca çözülmesi gereken bi gizem yaratan bi durumdur.Baron Jamison'ın kızları ise gelin adaylarıdır.Jamie Alec'in kısmetine düşen gelin olur,ama Jamie çok başına buyruk bi kızdır,pek klasik leydi tanımlamasına uymaz erkek gibi yetişmiştir.Bu evlilikten artık neler doğar oturun bi zahmet okuyun bu kadarı merak uyandırdıysa:).Şu kadarını çıtlatabilirim ki biri boyun eğmek istemeyen diğeri hükmetmeye alışkın iki karakterin birbirlerine sürekli diş bileyerek ama müthiş bir çekim içinde oldukları hem kavganın hem tutkunun içiçe olduğu çok yoğun bi aşk hikayesiyle karşı karşıyayız burda aman dikkat.Şahsen en sevdiğim tür aşk hikayesidir.Ufak boşluklar var anlatımda çeviri hatası mı bilemicem ama konu güzel roman güzel o yüzden kapatır o hataları.Haydin ii okumalar:D

9 yorum:

Üfürükten Prenses dedi ki...

ohh iki yeni kitap çıktı okuyacağım :P

ikinci kitabın adı düğün mü gelin mi karar ver ama ehi ehi :P

babegazelle dedi ki...

gelin ya gelin aynı yazarın bi de düğün var da onla mı karıştırmışım yazarken hemen düzeltim

Irazca dedi ki...

çiçeklerin kanı'nı çok sevmiştim ben, halılar filan çok hoştu :)

Merope dedi ki...

beybi ikinci kitabı sevmişin victoria holt diye biri var onun kitaplarını da oku aynen böyle oluyor kendileri de.

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

yarın ilk işim elif şafak'ın aşk'ını almak olucak ama arkasından bunları da okuciim şeker

babegazelle dedi ki...

ıraz:dimi yaa çok güzel tasvir ediliyodu

merope:saol cnm yazdım bi kenera:;)

çiki:evet benim de kafamda var o oku oku bunlar da güsel:)

ღ.♥.ღ pinkZorro ღ.♥.ღ dedi ki...

kitapların kaapakları çok hoşuma gitti al beni diye bağırıyorlar resmen...ben de çok siferim ortaçağlı leydili lordlu kitapları ben de alam bare

owl dedi ki...

iki kitapta güzele benziyor şekerim. dersler bitince mutlaka okumalıyım, dönem kitaplarına bayılırım.

kitapgunlugu dedi ki...

Ben de Julie Garwood hayranıyım ki bloguna da bu yolla rastladım. Gelin ve Düğün'ü okudum. Bayıldım. Diğer kitapları da okunmayı bekliyor ama maalesef onlar ortaçağda geçmiyor. Sana tavsiye etmek istediğim kiap ise Judith McNaught'un Düşler krallığı, o da tarihi bir roman ve iki yazarın tarzı da birbirine çok yakın. Sevebilirsin :)) Bu arada çiçeklerin kanı benim de kitaplığımda okunmayı bekliyor :))