Can Yücel'in Tersine Yaşamak'ını bilir misiniz bilmem.Orda anlatılan tersine yaşasaydık herşeyin aslında daha zevkli olacağıdır.Tabutundan doğrulup dünyaya gelmek, bi süre çalışıp daha sonra tekrar gençleşerek üniversiteye gitmek,babanın sana ah çok çalıştın al harçlığın benden demesi,daha sonra okudun da artık geç evine oyuncaklarınla oyna demesi,hayatınınsa tekrar anne karnının sıcaklığında bitmesi.Ben daha önce okuduğumda wallahi ne güzel şey be keşke öyle olsaydı demiştim.Nerden geldi aklıma The Curious Case of Benjamin Button(Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi)'u izledim de o yüzden.Orda burda filmle ilgili fısıltılar dolanmaya başladı o yüzden çoğunluğun kulağına çalınmıştır.Brad Pitt Cate Blanchett ikilisini Babel'dan sonra tekrar buluşturmuş nefis şahane fevkaladenin fevkinde bi film.Nicedir şöyle çok beğenerek bi film izlememiş olan bendenizi öyle bi etkisinde bıraktı ki anlatamam,.Yada anlatırım dur anlatayım.Orda burda dolaşan tanıtımından daha fazla spoiler içermicek merak etmeyin :)





Öncelikle ohhh bee oh yani ağzımın tadıyla film izledim dedim.Bas bas postlarca bağrınmışım kaç tane film için okuyanı takip edeni bilir "Ne bu şimdi klasik her köşede buluncak bi hikaye yeniyi verin şaşırtın ey yönetmenler ey yapımcılar" diye.Nihayet bağrış çağrışlarımın duyulduğu kanaatindeyim.Teşekkürler David Fincher.Film (bilmemem ne ayıp)Muhteşem Gatsby'nin yazarı Scott Fitzgerald'ın bi öyküsünden uyarlanmış.Ekşisözlükte İngilizce olarak hikayeyi de buldum ilgilenenler için link.Benjamin Button(Pitt) 1.Dünya Savaşı'nın bittiği gün Abd'de güneyde New Orleans'ta doğuyo.Benjamin'in hikayesinin garipliği ise Benjamin 80 yaşındaki bi adamın fiziğinde yaşlı olarak doğuyor.Annesi doğumda ölünce babası bu garip yaratığı yaşlılar evinin merdivenlerine terkediyo ki burda bakımevinin zenci çalışanı Queenie tarafından bulunup evlat ediniliyor Benjamin.Sürekli gençleşerek de hayatını sürdürüyo.Hayatında çok önemli rol oynicak Daisy(Cate Blanchett)ile de burda tanışıyo.Sonrası ise Benjamin'in kendini tanıma,durumuna alışma,bunu çevresindekilerle eşitleme çabası.Kendini tamamlamak için çıktığı yolculuklar,başkalarının hayatını da değiştirme yetisi,aşkı için yaptığı büyük fedakarlıklar( Daisy'i de es geçemicem bu konuda o yaptığı her babayiğidin harcı bişi diil),herşeye rağmen affedecek kadar büyük bi kalbe sahip olması,aşkına sahip çıkamayacak olmasının çaresizliği...Tüm bunları o kadar hikaye tadında izliceksiniz ki o üç saat su gibi akıp geçicek.Zaten Abd güneyde geçen hikayelerin hep bi değişik daha bi renkli bi büyülü tarafı olur bana göre.O coğrafyayı konu eden kitapları da filmleri de ekstra severim.Southern gothik tarzı vardır amerikan edebiyatında,alışılmamış karakterler,mekanlar konular seçer kendine ki izlerken direk o tadı aldım ben.Her kare bi hikaye kitabından çıkmış gibi sıcak.Görüntüler hangi dönem anlatılıyosa onunla uyumlu,ki çıkılan tarih yolculuğu da bi o kadar zevkli.Makyajlar çok başarılı ki bu tarz filmlerde çok tehlikelidir,inanılmaz başarılı yaşlandırılmış karakterler.Küçük detaylara çok önem verilmiş.Vurucu diyaloglar var bol bol aforizma tadında.Daha arka plandaki karakterlerin kendi içindeki hikayeleri de aynı özenle anlatılmış.Minik metaforlarla süslenmiş...Karakterin anılarını anlatır gibi bi dışsesle hikayeye müdahil olması hele ki bir de bi hatıra defteri varsa olayda bayılırım ben (bknz notebook)Burda da öyle.Sözün kısası benden 10 puan.Aciliyetle izlemenizi tavsiye ediyorum,gönül rahatlığıyla.Finalde salya sümük olursanız da beni hatırlayın emi;)


Demiştim başta Can Yücel'in yazısını ilk okuduğumda ne güzel demiştim diye filmi izleyince vazgeçtim.Asla istemezdim böyle bişi,ölürken isterim ki bütün hayatımı hatırlayarak öleyim,söyleyebileceklerimi söyliyim.Tüm sevdiklerin bi yöne giderken,senin farklı bi yöne gitmek zorunda olduğunu düşün öyle gençliği napiim.Senle birlikte yaşlanmak istiyorum derler ya ne klişe gelirdi eskiden bana şimdi ise o kadar anlamlı geliyo ki

13 yorum:

beliz dedi ki...

Hayrola babe gene filmlere fazlaca takılma günlerindesin galiba evden çıkmıyon pek,inşallah burada bulurum merak ettim seyredeyim bunu.

esra dedi ki...

ne güzel film, kitap yorumları yapıyosun sen bebişimm yaa, hemen alıp okuyasım izleyesim geliyo walla ama burda nerdeee bulcam, ya inanırmısın, burda şööleee rahatça gezip kitap inceleyebilcein bi kitapçı (migros dışında, onuda kitapçıdan sayarsan, gerçi onada şükür) ve rahat rahat aaa acaba bu hafta sonu hangi filme gitsek diyebileceğin bi sinema yokk ( bi tane var, o da tek bir film oynatıyo ve gecikmeli, ıssız adam yeni geldi mesela geçen bi "kırtasiyenin afişinde" gördüm) :(:( ama film gerçekten çok güzele benziyo, adanaya iskenderuna gidersek hemen izleyelim bizde... ama ben şimdi, yine senin bloguna ilk girdiğim zamanlardaki gibi yorumlarımı çok çok alakasız biyere çekicem :) hani demişsin ya makyaj çok başarılı, yaşlandırmalar fln harika olmuş diye, aklıma eski ayşecik filmleri geldi, hani ayşecik annesinden hep şu veya bu şekilde koparılmıştır, ayrı büyümüştür, sonra bu büyüyünce anne de doğal olarak yaşlanır, ama ya anne hala taş gibidir, fiziğiyle, cildiyle, güzelliğiyle, ama başına sadece gri renkli bi peruk geçirilmiştir ve güya kadın 15 sene yaşlandırılmıştır, yada başı bağlı bi köylü kadınıdır saçı görünmez ama yüzünde bi ton renkli makyaj vardır, kirpikleri ok ok dur, kıpkırmızı da allığı vardır, al yanaklı köylü kızı ambiansı yaratmak içinmidir nedir ama çok havada durur, nası hem yaşlıdır, hem köylüdür bilinmez, bide o suratla köy dilinde konuşmaya başlarki işte o an feciidir. ben eski türk filmlerine, yeşilçama bayılırım bilirsin, aynı filmi belki 100 kere sıkılmadan severek izlerim ama bu eksiğini görmicem anlamına gelmez, eheheh, buda böyle bi yorumdur,bööle aklıma geldi yazayım paylaşayım dedim işte, uykumu almadığımdan fln olabilir belki, ztn senide özledim gene ne zamandır görüşmedik bak, anca burdan takip edebiliorum seni, bari aklıma geleni yazma hakkını göreyim kendimde nihahaiahiaha:):):) hadi öptüm bebişimm mukito:)

owl dedi ki...

Can Yücel'in yazısını okudum iyiki link koymuşsun çok teşekkürler daha önce okumamıştım. Okurken sanki başa dönmek gibi geldi ve bir an içim sıkıldı. Herşey varken hiçbir şeyin olmadığı bir başlangıca doğru gidiyorsun, bu beni biraz ürküttü. Ben yinede annemin karnından başlayıp tabutta biteni tercih ederdim galiba :)

SMİLENA dedi ki...

çok anlamlı bir yazı olmuş.seyretmesem daha iyi...

babegazelle dedi ki...

beliz:napim beee aynen öle yapıorum bul ve izle bizim dvdciye git garanti gelmiştir :)

esra:ıy bebişim evt ama o dönemki teknoloji o kadarmış netsinler bu filmde çok başarılı plastik makyajın kitabını yazmışlar resmen,film çok güzel netten indir bide nazo bi adresten isledim dediydi nettenizle mi öle bişi yalan olmasın bi ara bulursun gugullat üperim al yanaandan:P

owl:bence filmi izle o zmn daha bi ii anlıo insan yaşlanabilmek çok kıymetli bişi oluo gözünde insanın bence

smilena:niye yaa kötü bi film gibi mi göstermişim aşkolsun:(walla çok güzel bi film izle derim ben:)

RoNaLDiNHo dedi ki...

git gide sinema vizyonunu genişletiyon gazelim :D

aerodinamik yar dedi ki...

beyaz perdeyi burdan takip edip eleştirilerine göre film seçiorum bebeim... :)

babegazelle dedi ki...

ronaldibho:aşkolsun benim her zaman geniştir sinema vizyonum :P

aero:saol bebüğüm amacım halka hizmet zaten :P

y i ğ i t dedi ki...

yok işte ben bu kdr sakin sakin yazamam deliriorm soora kötü oluo :D
kafaı yerm böle filmlerde ben :D

babegazelle dedi ki...

o zmn dioruz ki oskar benjamineeeeee:)

y i ğ i t dedi ki...

heraldeaaa!!! ne kdr altından yapılmş ödl warsa hepsını werıorm ona :D venedik,altn ayı,küreler toplar hepsını werıorm :D

y i ğ i t dedi ki...

bak ilk hışımla dikkat edemediidm dün azım burnum kaymştı filmden sora :D:D
o amerikanin güneyinde geçen büyülü filmler konusuna aynen katılıorm (Y)
field of dreamsler,forrest gumplar,msg in the bottlelar,rüzgar gbi geçtiler vs vs .. peh böle bi manzaralar güneş dooomaları batmaları fln of delirrim!

babegazelle dedi ki...

oo yiğit bi de diosun ki souther gothic lover'ım senle film zevkimiz bir onu çıkarıorum :)