Evlerden birini yaşayan müzeye çevirmişler yani aktiviteler yapılıyo orda.Ziyaretçiler tshirtlere taş baskı gibi şeyler yaptırıolar o yüzden adı yaşayan müzeymiş.Yolunuz düşerse oralara uğrayın derim.Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerinden Fatma Hanım ve tiftik taciri kocasının kocamaaaaan konaklarıymış zamanında.Ev mev hoş güzel de benim asıl bittiğim Fatma Hanım'ın gelinin gardrobuydu.Aman allahım o ne vintage elbiseler öle.Görevlilere nolur yaa bi giyim geziinim miiiiiiiiiiiiii diyesim geldi:))
Çık ordan e acıktık direk gözlemeciye sonrada dal höşmerime.Konyada yemiştim bayılmıştım netten tarif arayıp evde lor peyniriyle başarısız bi denemenin ardından burda bulunca istedik hemen.İyi ki bi ben yicektim bi geldi benim canavarlar benden önce daldı walla hehehe...
Yemek yerden birden gözüm yan masadaki gotesque çifte takıldı.Hayır çok sevimliler tamam eywallah da biraz tezat bi görüntü oluşturdukları gerçek:))Aralarındaki münasebeti anlamadım ama çaktırmadan annemi çekmek kisvesi altında çekmeden duramadım.Yorumsuz...:)
Beypazarı Belediyesi'ni gerçekten tebrik ediorum üşenmeyip böyle güzel çöp sepetleri pardon evleri yaptrdıkları için...:))
Alışveriş yapmadan durur muyuz biz.Şahsen ben kendime doğal sabunlar bide otantik boyalı kumaşlar aldım.Annemle teyzem de gümüş takı set kaptılar birer tane...
Bu da annemin aldığı gümüş takım.Bereketi sembolize etmekteymiş.
Veee finally kumaşlar.Orda kadınlar başlarına bağlıyo ama baktım desenler süper tam boho style hemen kafamda şekillendirdim bi tuniklik bi de şöle senenin modasına uygun maxi elbiselik aldım.Şuan annem tarafından yapım aşamasındalar bitince paylaşılacak tabii ki efem:))
0 yorum:
Yorum Gönder