Çok güzel bi film izledim az önce cnbce'de adı Water 1938'de Hindistan'da geçio.9 yaşındaki chiuya kendinden çok büyük yaşlı bi adamla evlendiriliyo,adam kısa süre sonra ölüyo bundan sonrası ise benim de filmle öğrendiğim ilginç bi detay.Hindistan'da dul kadın toplumdan dışlanıyo.3 seçenekleri var,kocasının ölüsüyle yakılmayı kabul etmek,varsa kocasının erkek kardeşiyle evlenmek,ya da ashram denilen dullar evine gitmek.Manastıra kapatılmak gibi yani.Bissürü aşşağılayıcı şeyle karşılaşıyolar,saçları kazınıyo,toplum içinde onları belli edicek kıyafetler giymeye zorlanıyolar,belirli yiyecekler yiyemiyolar,tekrar evlenmeleri yasak.Onları bu kadar aşşağılayan yüksek kasttan insanlarsa el altından onları fuhuş objesi olarak görmeye devam ediyo.Film çok güzeldi bence ama film tanıtımı yapmicam hayır.Bana başka bişeyi düşündürdü filmde gördüğüm bişi.Ashram'da kalan dul kadınlar toplanmış bi vaizi dinliyolar,o sırada küçük kız soruyo peki dul kalan adamların dullar evi nerde?diye.Kadınlar birden çullanıyolar kızın üstüne sen ne biçim konuşuosun,öyle şey mi olurmuş,tanrı erkeklerimizi böyle bişeyden korusun...Bi allahın kulu da yaw bu kız güzel bişi sordu demiyo.Kadınların bu kraldan çok kralcılıkları ne yalan söyliyim hep çok şaşırtmıştır beni.Öyle feminist olarak tanımlamam kendimi ama biz kadınlar üstümüzde dönen abukluklara ses çıkarmazsak,herşeye kafayı sallarsak he dersek,ataerkil toplumun saçma hatta barbar düzeydeki bi takım uygulamalarını sessizce kabullenirsek,o zaman başkasının kaldı ki karşıt cinsimizin bizim hakkımızı savunmasını bekleyebilir miyiz?Hayır.Tarih boyunca ve bissürü toplumda o kadar çok örneği var ki aslında düşününce çok korutucu. birden filmdeki bu detayla üşüştü hepsi kafama


Çin'deki kadınlar arası bi gelenek ayak bağlama mesela.10.yy'da başlamış 20.yüzyılın ilk yarısına kadar yasaklanmış olsa da çoğu kadın tarafından gönüllü olarak devam ettirilmiş.Nedir dersen.Eski Çin İmparatorluğunda sözde bi prensin küçük ayaklı cariyesini beğenmesiyle moda oluyo.Küçük kızların ayakları küçükten itibaren eğilip bükülüp sarılıyo.İnanılmaz ağrılı bi süreç,kemikler kırılıyo,inanılmaz deformasyona uğruyo,sürüyle sağlıksız yan etkisi var.Amaç o ayağı öyle küçükmek ki bi bebek ayakkabısının içine sığabilecek hale gelsin.En önemlisi bu kadınlar öyle bi duruma geliyo ki,yürümek koşmak neredeyse imkansız,sadece çok kısa mesafelerde kısa süreli yürüyebiliyolar.Bu da arkasındaki gerçek nedeni açıklıyo,kültürel çeşitlilik sınav sorumuz bakınız.Nedir o gerçek nedem?Tabii ki yürüyemeyen kadın evinden uzaklara gidemez,kocasının arkasından işler çeviremez,eve mahkum sürekli düşünsene.Hadi erkeklerin kazancı var bu işten.Peki kadınlar niye kendilerini bu derece bunun iyi bişi olduğuna körü körüne inandırmış?Gene kız anaları kendileri de aynı acıları yaşadıkları halde ben çektim kızım çekmesin ne saçma şey dicekleri yerde zorla ağlata bağırta kızlarının ayaklarını bağlamışlar,gene oğlan anaları olmazsa olmaz diye tutturup en küçük ayaklı kızı bulmak için yırtınıp durmuşlar.Kadınlar durup düşünseydi,topluca karşı durabilseydi,erkekler ık derdi mık derdi kabullenirdi durumu bana göre.


Gene anlayamadığım bi vahşet.Kadın sünneti.Ortadoğu,Afrika o kadar yaygın ki.Sonuçları içler acısı,doğumda ölen kadınlar,hacamat edilmiş fonksiyonunu yitirmiş cinsel organlar.Amaç ne:Kadının seksten zevk almasını engellemek,dürtülerini kontrol altına alarak toplumsal huzuru sağlayıp tabiri caizse baştan çıkarıcı şeytan kisvesine bürünmesinin önüne geçmek.Bakınız gene yüzyıllar boyu kadını öcü yapmış erkek zihniyetinin işine gelicek bişi tamam.Kadınlara noluyo peki?Bunla ilgili bi yazı dizisi okumuştum.Kızını sünnet ettiren anne diyodu ki:"Olması gerek olmassa pişirdiği yemek bile murdar olur,pis insan olur,ben sünnetsiz kadının elinden yemek yemem."Düşün ki bunu diyen bi anne bi kadın.Hop ne alaka olur mu öle şey beni pis yapan minnacık bi et parçası mı diye düşünmek bu kadar mı zor.Başkaldıran kadınlar değil bunlar,başkaldırsa zorluk çekse bastırılsa anlarım,o kadar kabullenmiş o kadar ona bu zulmü yapanların tarafını tutuyo ki biçok yetkili de sessiz kalmak durumunda kalıyo.


Hadi dönelim kendi topraklarımıza,töre gerçeğine.Daha geçen gün vardı haberlerde.Namusu kirlendi bu halde yaşayamaz diyip kızını öldüren anne.Erkeklerin ölüm fermanının yanında duran destekleyen kadınlar,kızlarını vursun diye oğulların eline silah tutuşturan kadınlar.Çok korkunç ama var.Töre dizilerinde izlediğimiz gibi hep gözü yaşlı yavrumu kurtarın diye bağıran anneler yok,bu anlattığım gibi olanı da var.İşte bu yazık.Sen ben sorgulamazsak,bi dur orda demezsek,elin adamı gelip bizim hakkımızı niye savunsun?

13 yorum:

stickman dedi ki...

bu çılgınca şeylerin olduğuna inanamıyorum ya. insanoğlu varoluşundan itibaren nasıl bu duruma geldi diye düşündükçe apışıp kalıyorum.

Dolunay dedi ki...

içim ürperdi

cesetizleri dedi ki...

off ben neden izlemedim. insan bi haber verir alacağın olsun..!!

::puck-robin:: dedi ki...

daha da neler neler var ayrıca
araba bile kullanmaları yasak olan suudi kadınlar
yanlarında bir erkek olmadan sokağa çıkamayan,çalışması,sokakta gülmesi yasak olan afgan kadınlar
aslında ortaçağ zihniyeti hala geçmedi hala insanlık kadınalra en pis tarafını gösteriyor
en ilkel kabilelerde bile kadınlar böyle eziyet görmüyorlar
"beni pis yapan minicik et parçası" mı demişsin ya. bekaret denen şey nedir zannediyorsun minicik et parçası
bizi hafif de yapar kraliçe de yapar o zihniyete göre.
iğrenç.

alis dedi ki...

Çok iyi yazmışsın.. Kadın sünneti ile ilgili ben de birşeyler okumuştum, küçük kız uyurken bunun üstüne çullanıyorlar, biri kolundan biri bi bacağından tutuyor, kızı yatırıyorlar bir masaya, kız çığlık çığlığa anneeee diye çığırıyor, kadının teki kerpeten gibi bişeyle şak diye kesiveriyor sırf sinir uçlarından oluşan o hassas parçayı(manyak gibi kanıyormuş ve kızlar kan kaybından ölebiliyorlarmış ayrıca). Kız gözünü bir aralıyor annesi de orada, gülümsüyor! Gelenek ya, iyi birşey olarak görüyor.

Tamam kadın sünneti bize absürd geliyor ama sorgulamadan uyguladığımız, farkında bile olmadığımız bizim ne saçma geleneklerimiz var acaba?

Geçen gün sokakta yürüyorum(iyi bir semtte), önümden bir kız yürüyor diz boyu(hatta altı)etek, çizme, üstü hafif kendinden desenli şeffaf çorap giymiş, bir de palto. Kalın giyimli insan selinde ten rengi bacakları renk farkı nedeniyle dikkat çekiyor.. Kızın yanından bir ana-oğul geçiyor, oğul (yaş kesin 20'den fazla) uzun saçlı böyle asi tiplerinde. Kıza bakıyor, sonra sinirle anasına dönüyor diyor ki "böylelerine gördüğün yerde tecavüz edeceksin!". Anası hiçbirşey demiyor, tokat atmıyor pis oğluna, o yetiştirmiş onu yargılayıcı, baskıcı, ataerkil bakış açısıyla, o oğlan istediği kadar saçını uzatsın sıkıştığı kalıpların farkında bile değil..

Moda blogu yazan, mini etek giyen arkadaşlara kınayıcı yorumlar yazan kız arkadaşları ayrıca burada ayıplıyorum. Utanın, kızını sünnet ettiren zihniyetten ne farkınız var?

(Kusura bakma gazellecim blog korsanı gibi ele geçirdim burayı, çok doluyum ne yapayım..)

derya dedi ki...

üff bende sabah sabah yazını okuyunca içim ezildi :)
evet ne yazık ki ta geçmiş çağlardan günümüze kadınlara yapılan eziyetlerin haddi hesabı yok. kadınları sadece erkeklerin her türlü ihtiyacını karşılamak amaçlı dünyaya gelmiş zanneden bir toplum içinde yaşadığımız bir gerçek. diğer yazdıklarını anlamaya aklım yetmiyor zaten bunu yapan insan olamaz diyorum sadece. ama seninde söylediğin gibi bunu böyle yapanlar gene de kadınlar. ben buna yürekten inanıyorum. sonuçta erkekleri yetiştirip büyürken bu mantıkla yetiştirenler gene analar. allah akıl fikir versin ne diyim sonuçta erkekler kadınların tanrısı değiller bunu farkederler umarım. deli oluyorum bir insan diğer bir insanın hayatında nasıl bu kadar söz sahibi olabilir diye... hayat çok acı gerçekten.
ayyy çok doluyum gerçekten sabaha kadar konuşurum bu mevzuda :)

Arzu Breda dedi ki...

Evet, o filmi ben de -tam başından olmasa da- izledim. Harika bir filmdi, gerçekten. Ama, o kadınların dramı da insanın içini ürpertiyordu.

Neyse ki, Hindistan'ın -bence- Atatürk'ü olan Gandhi sayesinde, kast sisteminden ve ingiliz sömürgesinden bir nebze kurtuluyorlar. Ancak, halen aynı kast sisteminin uygulandığı bölgeler mevcut.

Adamlar kutsal kitapları bile değiştiriyorlar, kendi menfaatleri için. Çünkü, kadın zenginse tüm serveti elinden alınıp, akrabalar paylaşıyor. Kadının bir "mal" kadar bile değeri yok. Kocası öldüyse, ya o da ölecek, yada atıyorlar bir çöplüğe, orada yaşamaya mahkum ediliyor, yaşamı boyunca.

Malesef kadının durumu her ülkede aynı. Aynı veya benzer kaderi paylaşıyoruz, tüm dünya kadınları ile. Bu kaderde elbette biz kadınların da büyük payı var. Ancak, eğitilmemiş, her türlü hakları elinden alınmış kadının da yapacağı pek fala bir şey olmuyor, böylesi durumlarda.

Son sahnesi çok etkiledi beni, kendimi tut(a)mayıp doyasıya ağladım.

babegazelle dedi ki...

stickman:bi duruma gelmedi ki işte acı olan bu varoluştan beri var bu çağ ilerliyo kafa yapısı aynı yerde

dolunay:benim de

ces:ne bilim anam ya ben de denk geldim bi bakıver cnbce yayın akışına vardır belkim:)

puck:kesinlikle haklısın işte et parçalarına göre kader çizlio var mı böyle bişi gerçekten yazık

alis:yok hayatım kusuru olmaz yorum herkes istediği kadar yazsın diye var:)anlattığın şey gerçekten kanımı dondurdu ve ne yazıkki o kadar çok ki bi karış bacak seni orospu yapabilio sonra da hani mahalle baskısı diye carlayan tipler onu geç nihal bengisu karaca die bi muhafazakar yazar var bilirsin geçen öldürülen iki kız için resimlerine bak gayet şuh yani davet etmişler resmen gibilerinden bi yorum yazmış insafa davet ediyorum insanları cidden

derya:haklısın anlattığım tamamen bu sen ben cinsimizi kayırmazsak elin adamı tabii tepemize biner,cehalet bi yandan peki ama gene de insan okumasa etmese de muhakeme yeteneği olmalı yaa sonuçta ne cahil insanlar var ulme başkaldırmış çok da örneği var bilemio insan işte

babegazelle dedi ki...

arzu:kesinlikle çok güzeldi film ben de orda ve esas kızın intaharında çok kötü oldum,menfaatler içn yapılanlar midemi bulandırdı resmen,eğitilmemiş kadın ama diorum ki ben gene de bişi yapmalı hani hayatta kalmak kendini korumak temel içgüdüdür insanda ya demin de dedim zulme başkaldırmış ne cahil insanlar var tayvanlı bi seks kölesi vardı mesela çocuk yaşta kapatılmış ama kaçmış şimdi vakıf kurmuş kendi gibilere yardım edio cesaret ve biraz da gözü açmak lazım böyle şelere

Elâlemin akıllısı dedi ki...

Böhühü, uydu tam bozulacak günü bulmuş desene :(

Tekrarı olursa kaçırmam artık. Öğrendiğim iyi oldu :)

Pilli-Cadi dedi ki...

cok aci gercekten
ben deliriyorum böyle konularda.
özellikle de sünnet edilen kadinlarda kafayi yiyorum gözlerim doluyo ya o derece icim aciyo.
nasil bir insanlik var böyle.

i am not your freud dedi ki...

of çok iğrenç ya o ayak nedir?? uzaylı olmuş.

ben de kraldan çok kralcılara acaip uyuz oluyorum. biçok kötülük onların yüzünden oluyo. en basitinden bu kızlık zarı meselesi de küçük yaştan itibaren bissürü kadın tarafından dayatılıyo mesela.

kadın sünnetine dicek laf bulamıyorum.

çok güzel yazmışsın.

babegazelle dedi ki...

elalemin akıllısı:bi arat nette de olabilir bacım

pilli cadı:işte böle durumlarda sorgulanıo o insanlık anacım

freud:teşekkürler ne denebilir ki bu kafayla biraz zor işte